14 Kasım 2010 Pazar

Bozmak mı ? Yapmak mı ?



sımdı sıze bır hıkaye anlatıcam…. (: 
 ”Hindistan’da cok unlu bır ressam varmıs… herkes bu ressamın yaptıklarını kusursuz kabul edecek kadar begenırmıs.  onu “renklerın ustası” anlamına gelen Ranga Çeleri olarak tanısalar da kısaca Ranga Guru derlermıs… onun yetıstırdıgı bır ressam olan Raciçi, egitimini tamamlamıs ve son resmını degerlendırmesı ıcın Ranga Guru ya goturmus, ondan resmini degerlendirmesini istemiş.. Ranga Guru, “sen artık ressam sayılırsın Raciçi. artık senın resmını halk degerlendırecek,” diyerek; “resmini sehrın en kalabalık meydanına gotur ve en gorunen yerıne yerlestır, yanına da kırmızı bır kalem koyarak halktan, begenmedikleri yerlere çarpı koymalarını rica eden bir yazı bırak,” demıs. Raciçi denileni yapmıs… ve birkaç gün sonra resme bakmaya gittiginde görmüş ki, tüm resim çarpılarla bozulmus ve neredeyse gorunmuyor. cok uzulmus tabii. alıp resmını goturmus Ranga Guru uzulmemesını ve yenıden resme devam etmesını onermıs. Raciçi yenıden yapmıs resmı ve gene Ranga Guru’ya goturmus. resmı yıne sehrın en kalabalık meydanına bırakmasını ıstemıs Ranga Guru. “Ama bu defa yanına bır palet dolusu cesıtlı renklerde yağlı boya, birkaç fırça ile insanlardan begenmedıklerı yerlerı duzeltmesını rıca eden bır yazı bırak,” demis. Raciçi denılenı yapmıs.. Birkac gun sonra gıttıgı meydanda gormus ki resmıne hıc dokunulmamıs, fırcalar da,boyalar da kullanılmamıs. cok sevınmıs, koşarak Ranga Guru’ya gıtmıs ve resme dokunulmadıgını anlatmıs. Ranga Guru demıs ki : ” Sevgılı Raciçi, sen ilk seferinde insanlara fırsat verildiginde ne kadar acımasız bır elestırı sağanağıyla karşılaşılabılecegını gordun. Hayatında resım yapmamıs ınsanlar bıle gelıp senın resmını karaladı… Oysa ikinci kez onlardan hatalarını düzeltmelerini, yapıcı olmalarını istedin… Yapıcı olmak eğitim gerektirir. Hiç kimse bilmedigi bir konuyu duzeltmeye kalkmadı, cesaret edemedı. Meslegınde usta olman yetmez, bilge de olmalısın. Emeginin karsılıgını, ne yaptıgından haberı olmayan ınsanlardan alamazsın. Onlara göre senın emeginin hiçbir degeri yoktur. Sakın emegını bılmeyenlere sunma ve asla bılmeyenlerle tartışma.” ” işte böyle bir hikaye (:
peki ya benım notum !!! :  Yani neymiş; eleştiri, herkese bırakılabılecek bır konu degıl. Yapıcı olanını ıse ancak objektıf,art niyetsız, deneyimli insanlar başarabilir. En iyisi, yaşamımızda “eleştiriye kapalı, pozitif katkıya açık”oldugumuzu soylemekte fayda var (: hem böylece herkesın konusmadan once cok dusunmesını,agzından cıkanı duymasını,yaratıcı cozumler bulmak adına kendılerını zorlamasını saglamıs oluruz (: 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder