12 Şubat 2011 Cumartesi

İncir Reçeli.





“Bana bir şeyi sevebilme hakkı vermediler bende incir reçelini sevdim...”
“Sana dokunmak insanları affetmek gibi..”
Diye uzayıp giden...
İçine dokunan bir çok sözcüğe, notlara sahip bir filmdi incir reçeli..
Henüz dün vizyona girdi...
Bay Z sayesinde öğrendiğim bir filmdi..
Fragmanını çok sevmiştim..
Aşk Tesadüfleri Sever’in ardından ön yargılı gittiğimi düşünebilirsiniz ancak yüzümde bir gülümse ile gittim sinemaya ben...
Ağlamak gibi bir beklentim de yoktu hani.
Müzikleri bana Amélie filminin müziklerini hatırlattı, notlar falan..
Ama sadece o kısmı benziyordu...
Ve iyi ki de benziyordu..
Hiç merak edip yönetmenine ya da konusuna bakmadan gittim filme..
Hatta tek başına gidiyordum da son dakika sinemaya gittiğim alışveriş merkezinde arkadaşımla karşılaşınca beraber gitmeye karar verdik...
...
Film çok güzel gidiyordu..
Ancak yarıya girmeden kızın HIV pozitif olduğunu öğrenince biz hayal kırıklığına uğradık..
“Oldu mu şimdi yaaae..” derken senaristin kıvrak zekası benim bir yerden sonra tahminlerimi çuvallattı ve ben susup sadece filmi izledim..
HIV pozitif olduğunu öğrendikten sonra ağlayacağımı düşünmüyordum..
Kız ölecek ve bu yüzden kötü bir sonla bitecek diye düşünüyordum..
Ve sonu belli olan bir filme ağlanılmaz...
Derken öyle bir şey oldu ki...
Kendimi salya sümük ağlarken buldum..
Film bitene kadar da ağladım.
Film bittiğinde arkadaşım “şaka yapıyorsun dimi” dediğinde “kapa çeneni tek kelime etme” den başka bir şey diyemedim...
...
Gidin..
İzleyin..
Hatta ben bir kez daha gidip izleyeceğim...

“Bazen şöförün de camı açabileceğini anlat onlara aşkım..” diyecek ve ben tekrar ağlayacağım...

2 yorum:

  1. Baya kötü bi filmdi açıkcası,çok fena dalga konusu oluyor arkadaşlarımla aramızda.

    YanıtlaSil
  2. http://pozitifyasam.org/tr/haberler/413 okumanızı tavsiye ederim, ağlamaya gerek yok

    YanıtlaSil