12 Şubat 2011 Cumartesi

Kendime Not #3



Yazdığın çizdiğin ya da savunduğun düşünceyi değiştirip kendi sözcükleriyle uyarlayan insanlardan ettiğim kadar kimseden nefret etmemişimdir sanırım.
Hani bu, kitaplarda beğendiğimiz sözcüğün altını çizip, facebookta, twitter da yazmak gibi bir şey de değil..
Alıntı falan hiç değil..
Sen “koca bir boşluk” yazarsın.. Diğer kişi de tutar “içimde bir boşluk var neyle doldursam? Parayla mı aşkla mı hayaller kursam? ” diye yazar...
...
Ben mi paranoyaklığa başlıyorum yoksa insanlar kalitesizleşmeye mi başladı?
Birileri bir şeyler yazıp çizsin diye ön ayak olmak , ne kadar iğrenç bir şey anlatamam size..
Savurasım geliyor en ağır küfürleri...
...
Hiç kimse hiçbir şeyi hak etmiyor aslında..
Insanlar benciller..
Düşünmez, tekrarlarlar,
Gelişim gösteremez, kopyalar,
Sindiremez, kusarlar..
...
Çocukken severdim ya onları..
Değer verirdim..
Hiç tanımadığım birini savunabilirdim senelerdir tanıyormuşçasına..
Şimdi ise nefret doluyum onlara..
Arada sırada “keşke hala çocuk kalıp inansam onların pembe yalanlarına” diyorum ya..
Boşverin..
Inancımı bile hak etmiyor onlar..
Kırmamak için söylediklerini sandıkları yalanlarla göz boyarken, diğer yandan açık veriyor onlar..
Profesyonelleri de var tabii.
Ama onlar denk gelmezler nasılsa bize bu yüzden rahat olun..
İşte bütün bu nedenler yüzünden sevmiyorum, değer vermiyorum, korumuyorum tanıdığım ya da hiç tanımadığım sokaktaki herhangi bir insanı..
Hepsi aynılar gözümde birkaç yakın dostum hariç tabii..
...
Hepsi X gibi hayatımda.
Bilinmeyen olduğu çoktan kabul edilen..
Sorularına yanıt vermekle zorunlu hissetmeyecek kadar kendimizi, olağan saydığımız bir bilinmeyen X.
Insanlar da böyle değiller mi zaten..
Varlıklarını ya da yokluklarını bir süre sonra “kabul” ederiz..
X gibi.
Sorgulamadan..





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder