29 Mart 2011 Salı

Kendime Not #8


Hayat bazen rezil de vezir de eder ya sizi..
Acır ama acımadı dersiniz.
Buyudunuz ya, aglamak zor gelır.
Oysa cocukken dustugunuz de diziniz kanadıgın da annenize kosturarak gidip sarılan, aglayan bir zamanlar sizdiniz..
Erkektiniz..
Ya da kadın..
Sizdiniz o koşan..
Şimdi neden sarılıp aglamak, "acıdı anne" demek zor gelıyor?
Oysa ben sımsıkı sarılmak...
O dizim kanadığında sarılıp ağladığım gibi ağlamak istiyorum..
Yine annem bana sarılsın..
Başımı okşasın..
"Ben öptüm geçicek şimdi" desin..
İnanayım ona ve geçsin acı.
Düşündüğünüz kadar güçlü değilim aslında bende biliyor musunuz?
O sapasağlam duran...
Hayatla..
Kendisiyle..
Geçmişiyle..
Geleceğiyle..
Şu anıyla dalga geçen ben..
Çokta güçlü, yıkılmaz bir dağ gibi dursa da değilim biliyor musunuz?
Ağlayabiliyorum mesela.
Kırılabiliyorum..
Canım acıyabiliyor..
Çıkmaza girebiliyorum.
İsyan edip, pes etmek istiyorum.
Umursamamak..
"Banane" demek istiyorum..
Hani çoğu zaman takmıyorum ya..
Keşke hiçbir zaman takmasam diyorum.
Çığlık atmak istersiniz, sesiniz çıkmaz.
İsyan edersiniz ama kimse duymaz ya.
İşte öyle bir şey bu..
Herkes kendisiyle geceleri yüzleşir aslında..
Bazıları hayallerle dalar uykuya..
Bazısı planlarla..
Bazıları borçlarını dusunur..
Bazıları sevgılısını..
Bazıları da cok yorgun olur dırekt dalar uykuya..
İşte ben en çok son kategoriyi seviyorum..
Ne rüyalarım oluyor..
Ne de kabuslarım o zaman..
Düşünmüyorum.
Yatağa giriyorum.
Ve sadece...
Sızıyorum.
Uyuşturulmuş gibi bir şey.
Keşke hergün bir beni uyuştursa..
Bu derece dayanmak bana cok zor gelıyor.
Her sabah gun aydınlandıgında tekrar aynı sorumluluklar agır gelıyor.
Tekrar aynı çabalar her zamankı yerını alıyor.
Aynı maskeler takılıyor.
Ve yıne aynı suratlar karşında.
Ne kadar sabit değil mi?
Oysa alışığız hepimiz aynı rolleri her gun aynı saatler arasında oynamaya.
Profesyonelleştik artık alanımız da.
Bazen kardesımle yer degısmeyı o kadar cok ıstıyorum kı.
Bir kez daha...
Bir kez daha çocuk olmak için.
Düşüp anneme koşmak için.
Ağlamak için.
Sarılmak için.
Utanmadan aklıma gelen ılk seyı soyleyıp yargılanmamak ıcın..
Terk edılmemek ıcın..
Canımın acımaması ıcın.
Kırılmamak ıcın..
Acımaması ıcın..
Tekrar hayallerımın olması ıcın..
Hiç acı çekmemiş bir aşk yaşamak için..
Aşk'ı yeni baştan öğrenmek için..
Sevmek için..
Sevilmek için..
İşte böyle takmıyoruz gibi dursakta hepimiz takıyoruz hayatı, insanları, olayları ya..
Hepimiz çok iyi oyuncularız aslında.
Valla bak.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder