11 Nisan 2011 Pazartesi

Sizinle Daha Önce Sevişmiş Miydik?

Bu film hakkında daha önce yazmam gerekiyordu gibi bir hisse kapıldım nedense..
Hani bazen olur ya...
Tekrar izlemek istersiniz daha önce izlediğiniz bir filmi..
O an içerisinde bulunduğunuz durum o filmi tekrar izleme açlığı hissettirir size..
İşte öyle bir şeyler oluyor 2 gündür bana..
"Kaybedenler Kulübü'ne git ve tekrar izle Ahtel." diyorum kendime..
Tabii bunun için fırsat ne mümkün İstanbul'da..
Ancak yarın bir kez daha gitmeyi düşünüyorum..
Böyle garip hissettirebilen bir film işte Kaybedenler Kulübü.
İzledikten sonra, bir anda sizdeki etkisini anlayamıyorsunuz..
En azından ben anlayamamıştım.
Ta ki, İstanbul'a gelişime karar verirken..
"Önce gideyim daha sonra düşünürüm devamsızlığı, dersleri" deyiverdim kendime..
Gittim.
Bilet aldım..
Ve şu anda evimdeyim.
Otobüste gelirken defterime aldığım bir not var..

"Anı yaşamaktı ya hayat?
O an ne esiyorsa onu yapmaktı..
Korkmamaktı..
Kendin için yapmaktı her şeyi..
Özgür olmaktı.
Özgür hissediyorum..
Doğduğum gün ilk nefesi alışım gibi... "

İşte böyle bir etkisi oldu bende..
Özgür olmak..
Ruhuma dokunmak..
Belki biraz yersizdi sevişme sahnelerinin bazıları..
Bazılarındaysa dudak ısırıp "Ah" da diyorduk aslında..
Sonra müzikleri..
Hepsi birbirinden güzeldi Kaybedenler Kulübünün..
İnsanın her gün açıp radyo dinleyesi geliveriyor..
Alın albümü..
O çalsın..
Sizde, boş boş uzanın yatağınıza ya da nereye isterseniz..
Rahatlayın..
Ve sadece sizinle kalın..

Keyifli Seyirler ve Dinlemeler Dilerim.. (:

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder