21 Nisan 2011 Perşembe

Soru İşaretleri ve Travmalar.


Normal şartlar altında ben Redd pek seven biri değilimdir aslında.
Ancak bu şarkıyı çok sevdim..
Sözleri o kadar tanıdık yakın geldi ki..

"Bak kendin bile inanmıştın..
Sen tertemiz ve saftın.
Kirli suyunda parıltılar..
Artık bir değerin var.

Akvaryumunda sana başarılar
Biraz sessiz biraz sevgisiz kal..."

diye gidiyor işte şarkının sözleri..
Gel de ağzıma sıçılmadı de şimdi bu sözlerden sonra.

Her şey bu kadar içinden çıkılmaz hale gelmek zorunda mıydı?
Bundan sonra bırakıcam dağınık kalıcak her şey..
Herkes..
Ne zaman toplamaya çalışsam yine dağıtıyorum nasılsa..
Hep bir yıkım..
Hep bir hayal kırıklıkları..
Mücadele etmek olmasın mesela artık..
Bırakayım her şeyi..
O "an" öyle geldiği için öyle yaşayayım mesela..
Şarkı daki gibi ya da biraz sessiz biraz da sevgisiz kalayım..
Ya da en güzeli..
Ben biraz sadece kendimle bir başıma kalayıım..
Kafamı toplayayım..
Düzene koyayım hayatımı..

Şu aralar mantıklı düşünüp karar veremediğimi fark ettim..
Hep bir soru sorma dürtüsü..
Neden sonuç arayışı..
Flu ya olan bir nefret.
Netlik arayışı.
Kendimi kaybediş.

Neyse tamam sustum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder