26 Mayıs 2011 Perşembe

Aman Allahım!! Edebiyat Elden Gidiyor!!


"Biiirrr...
İkiiiii...
Üç...

Atın kendinizi şimdi sonsuzluğa...
Çünkü siz kendiniz intihar etmez iseniz biz sizin fişinizi çekeceğiz.. "
Yakın da bizlere söyleyecekleri aynen bunlar olacak..
Dil öğrenmeye..
PDF dosyaları bulup okumaya..
Ülkeyi terk etmeye kadar götürüyorlar milleti..
Ne varsa yabancılar da var diyesi geliyor insanın..

Şimdi karşıma geçipte hiçbiriniz milliyetçilik muhabbeti yapmayın lütfen..
Eğri oturup doğru konuşalım..
Kaçımız Türk Edebiyatı'na tam anlamıyla hakim?
Kaçımız adam akıllı Türk yazarların eserlerini okuyoruz?
Kaç tane adam akıllı yazan Türk yazar var?
Ne yazık ki bunun sayısı ellerimizdeki parmak sayısını geçemeyecek türden..

Nedendir bilinmez Türkiye'de sanat açısında bir yetersizlik var..
Üretim çok ancak elle tutulur bir şeyler piyasada yok..
En azından ben tatmin olmuyorum adıma konuşmam gerekirse..

Hal böyle olunca da çevirmenlerden çok fazla şey beklemeye başlıyor insan..
Ya dil öğrenip kitabın aslını alacaksın okicaksın..
Ya da bekleyeceksin çevrilecek ve alıp okuyacaksın..
Her çeviri de yeterince iyi olamıyor ne yazık ki..
Alanında başarılı...
Yazarın diline hakim olmak da gerekiyor bu konuda..

Toplumumuzun şu andaki durumuna şöyle bir göz attığımızda, Türkiye de yazdığı eserlerden dolayı içeri girenlerin sayısı artarken..
Can sıkıntısına mı demeliyim bilemiyorum..
Hayatımda adlarını "Filanca yazar filanca kitabı yüzünden filanca olaya bağlantısı nedeniyle içeri alındı.." gibi haberlerden başka hiç duymadığım insanlar..
Bir anda tarihçi..
Bir anda felsefeci..
Bir anda uzman..
Bir anda profesör olabiliyorlar..
Bir bakıyorsunuz biri içeri giriyor...
"O kimmiş lan dur bakayım" falan derken siz hop başka biri, yine ilk kez duyuyorsunuz yeni bir kitap daha cıkarıyor..
Kitap yine yok satıyor..
Derken yine toplanıp içeri alınıyor yazar kişiler...

Şimdi durum bu şekildeyken..
Bizler kalkıp da "Türkiye'de edebiyat var ama yazma özgürlüğü yok.. Yazanı da içeri alıyorlar zaten.." gibi saçma sapan cümleler kurarak edebiyatın var olduğunu savunmak bence mantıklı değil..
Hiç de sevmem bir kaç kitabı dışında ama Orhan Pamuk'da Türkiyenin sayılı edebiyatçılarından..
Adamın Nobel'i bile var..
Niye onu içeri almıyorlar?
Ya da ne bilim daha eskilere döndüğümüzde niye herkes götü sıkışınca Nazım Hikmet'den,Orhan Kemal'den örnekler veriyor?
Ciddi anlamda Edebiyat hakkındaki bilgisizlikten kaynaklanıyor bu..
Kimin ne yaptığını bilmeden...
Kitaplarını okumadan..
O dönemi incelemeden..
Kalkıpta her şeyi okuduk biliyoruz diye dolanmak..
Medyanın ona buna yazar demesi...
Yok böyle müthiş şöyle müthiş diye yazıların yazılması...

Onca yıldır başımızda olanlara şimdiye kadar kimse bir bok demedi de...
Seçim öncesi yazan yazana...
İçeri giren girene..
Eğri oturup doğru konuşuyoruz ya hani şimdi..
Açık olalım..
Gene başa gelecekler biliyoruz..
Tellat habercisi gibi konuşmuyorum görünen gerçeklerden bahsediyorum..

Hani hepiniz "ben milliyetçiyim..şöyleyim..böyleyim.."diyorsunuz ya..

Siktirin Gidin..
Çok ciddiyim..
Amma dolmuşum buraya kadar nasıl geldiğimi bile hatırlamıyorum..
Ama şunu biliyorum..
BBC de okuduğum bir haber başlığındaki cümleyi kullanıcam ama..

Internet Çağını yaşarken sizler neyin mahremiyetinden bahsedıyorsunuz?

Avrupa'nın hiçbir yerinde kiliseye rağmen hiçbir konu hakkında yazılan kitapların çevirilere mahkeme emri çıkarılmıyor..
Bloglar kapatılmıyor...
Internet erişimi engellenmıyor..
Kitaplar toplatılmıyor...
Yazdığı için kimse içeri alınmıyor..

Ama bizler..
Ciddi anlamda..
Ne Internet'i kullanmayı biliyoruz..
Ne okumayı biliyoruz..
Ne yazmayı biliyoruz..
Ne neyi istediğimizi biliyoruz..
Ne neyi istemediğimizi biliyoruz..
Ne de özgür olduğumuzu biliyoruz...

Hiçbir şeyi tam olarak bilmediğimizden yaptığımız her şey eksik..
Yaptığımız hiçbir eylemden net yanıt alamıyoruz..
Sanki başımızdaki insanlar bilmiyorlar hepimiz birer fiyatı olduğunu?

Hadi şimdi masum mükemmel ayağına yatıp kandırmayalım birbirimizi...
Gerçekler bunlar..
Ne zaman, "bir şeyi bile" tam anlamıyla bilip, hakim olup, doğru yaptık ki?
Sürü psikiolojisi..
Bütüne ait olma derdi..
Bütün sorunumuz burada başlıyor aslında..
Ben ise...
Ayrıntı Yayınlarını mahkemeye veren zihniyeti kınıyorum..
Chuck Palahniuk'un kalemine laf eden zihniyetleri kınıyorum..
Okuma özgürlüğümü elimden alan zihniyeti kınıyorum..
Hiçbir şeyi bilmeyen ve bilmek istemeyen milletimizi kınıyorum..
Yazma özgürlüğümüzü elimden almaya kalkanları kınıyorum..
Sanat yapmayan insanları yapıyor olarak gösterenleri kınıyorum..

Ve son olarak da Ege Sınav Sistemini de kınıyorum..
Ne biçim metin be bunlar..

1 yorum:

  1. Mustafa Odunluzıkkım26 Mayıs 2011 05:44

    ehehe :) parafdaatarım'ın çıldırdığı; höyt lan yakarım yıkarım bu dünyayı dediği anlardan birisine denk geldik sanırım. ama olsun, iyi olmuş bence.

    YanıtlaSil