18 Mayıs 2011 Çarşamba

Inside I'm Dancing..


Gözyaşı bombardımanının ardından ne yazık ki gözümdeki bandajı çıkartmak durumunda kaldım..
Yarı flu görüyorken göz yaşlarının halaa devamından dolayı iki gözüm tarafından da flu görüyorum..
...
Ortalama 1 hafta olmuştur sanırım bu film elime geçeli..
Geniş bir zaman ayırmalıyım diye düşündüğüm için erteleyip duruyordum..
Bugün de gene iş çıkarabilirdim aslında başıma ama bilirsiniz bazen her şey yolunda gitmeyebiliyor hayatımızda..
Sanırım benim hayatımda da her şey yolunda gitmiyor..
Hiç kendinizden kaçtığınız oldu mu sizinde?
Bir kaç günlüğüne yok olmayı istediğiniz?
Acı çektiğiniz..
Yine de gülümsemeye devam ettiğiniz oldu mu?
...
Şu aralar garip bir hissizlik hakim gibi duruyor üzerimde..
Aslında hissizlik değil ne yapacağımı bilememenin bir getirisi..
Blogdan,Faceboktan,Twitter dan, insanlar kaçıyorum..
En yakınımdan bile..
İlaçları bırakmak her zaman doğru bir karar değilmiş sanırım..
Bugün bu filmi izlediğimde..
Çok garipti..
Dokunduğu yerler çok başkaydı..
Evimi özledim..
Kendim gibi olduğum ve her şeyimle beni kabul eden insanların yanında olmayı özledim..
...
Bazen kendinizi..
Size dair şeyleri anlatmak çok zor oluyor..
Kabul edilmek..
Reddedilmek..
Hatta bazen yok sayılmak..

Sanki ilaçlar bende çok şey götürmüş gibi..
Ama onları kullanmayı özlüyorum..
Daha kolay bakıyorsunuz hayata..
Kabul edilmek ya da reddedilmek gibi bir derdiniz yok..
Keşkelere takılmıyorsunuz..
Tepki yok..
Hissetmiyorsunuz bile..
En son ne zaman ağladığımı hatırlamıyorum bile adam akıllı..
Kardeşim hastanedeyken bile ağlayamamıştım..
Canın acırken "acıyor" diyememek..

Bazen uyuşturulmak da iyi olabiliyor..
Acıdığında canın "acıdı" dememek için..
Bazen hissetmemek için..
Herkesin seni güçlü sanması için..
Seninde bir canlı olduğunu ve hissedebildiğini hatırlamadıkları için..

Bazen en büyük korkularınızla üzerinize gelen en yakınınızda olan insandır..
Siz söylemezsiniz..
O da bilemez..
Haklıdır aslında..
Siz söylemediniz ve siz söylemeden kimse bilemez sizin korkularınızı..
Ne zaman cesaretinizi toplayıp anlatmaya hazır hissetseniz..
Bencil ilan edilip duymak istemez kimse sizin hikayenizi..

Birgün sırf bunun için yazacağım..
Benim alanımda..
Sadece benim hikayem..
Biliyorum biliyorum..
Yine izin vermeyeceksiniz anlatmama..
Yine bilmek istemeyeceksiniz..
İşte bu yüzden sizler göremeyeceksiniz yazdıklarımı..
Duyduklarımı..
Okuduklarımı..
Hissettiklerimi..
Acıttığınızı..
Acıdığını..
Ağladığımı..
Gülümsediğimi..
Kendim için yapıcam..
Birgün bunu sadece kendim için yapıcam..
İstediğim için..
Özgür olduğum için..
...
Hiç ummadığınız bir anda ummadığınız bir film bu kadar etkileyebilir sanırım insanı..
Uzun zamandır bu kadar "özgür" ağladığımı hatırlamıyorum..
Hissederek..
Hiç kimse ve hiçbir şey uyuşturmadan..

Film hakkında hiç yorum yapmadığımı biliyorum..
Belki size yine çok alakasız şeyler gelecek bu yazdıklarım..
Yine sizler o mükemmel görünümlü ya da en afillisinden acılı hayatınızda "peh bunlar ne ki/ hiçbişi" diyeceksiniz..
Biliyor musunuz ?
Bu sefer gerçekten hiçbirinizin ne düşündüğü umrumda bile değil..
İstediğinizi düşünün..

Ancak kısa bir not eklemeden edemeyeceğim...
Eğer bu filmi izlemek isterseniz..
Kendinizi hazır hissettiğinizde..
Yalnız başınıza...
Gerçekten olduğunuz kişi olarak..
Yanınıza korkularınızı..
Zayıflıklarınızı..
Acizliklerinizi..
Eksik yanlarınızı..
Elbet var olan bir kaç küçük artınızı..
Ve bir arkadaş olarak da kendinizi alın..
Bir gece vakti..
Beceriksiz insanların kendileriyle yüzleşebildiği tek saat dilimi olan gece vakti izleyin bu filmi..

Yoo,yoo sizlere beceriksiz demiyorum aslında..
Biliyorsunuz ilaç kullanan aptal olan benim..
Mükemmel olan sizlersiniz..
Ama her saniye kendinizle geçmişinizle alay edecek kadar hiçbiriniz cesur değilsiniz..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder