18 Temmuz 2011 Pazartesi

ÖSYM..



Tahmin ediyorum ki bir çoğunuz sonuçları beklediğiniz şu heyecanlı dakikalarda, ÖSYM başlığı ve amblemi nedeniyle bu yazıyı okuyacaksınız..
Amacım da birazcıkta bu yöndeydi açıkçası..
Durun durun..
Sakın kapatmayın..
Bir kaç dakikanızı ayırabilirsiniz bence..
Tercih dönemlerinde olsun..
Üniversite seçerken olsun..
Hatta sonucunuzu gördükten sonra..
 Çok sevinirken ya da üzülürken size iyi geleceğini düşündüğüm için yazıyorum..

Öncelikle sizler gibi benimde sırasıyla aynı zorlukları yaşadığımı ve yaşamaya da devam ettiğimi bilmenizi istiyorum..
İster özel okullarda okuyup rahatça okulu geçin..
İster devlet okullarında fark edilmek için bir taraflarınızı yırtın..
İsterseniz okulun en başarısız en aptal insanı seçilin..
Aynı yollardan bende geçtim..
Hayır hayır kesinlikle nasihat vermiyorum..
Öyle bir amacımda yok..
Sadece yaptığım bazı hataların sonucunda neleri meydana getirdiğini sizlere anlatmak istiyorum..

Öğretim hayatınız boyunca her zaman anne babalarınızı, çevrenizdeki insanları, akrabalarınızı memnun etmeye çalıştınız..
Sizin kendiniz için aldığınız notlardan çok "annem babam ne diyecek" düşüncesi ile hareket ettiniz..
Zaten en temelinde de hata burada başlıyor..
Başlı başına eğitim sisteminin hatalı olduğunu düşünüyorum..
1 den 5 e kadar bir çocuk öğrenmeye açık olsa da sınav sistemi ve rekabete alışık ve açık değildir..
O yaşlarda çocuklara yapılması gereken tek şey bilgi vermek ve eğitmektir..
Rekabete zorlayıp bencil bireyler ortaya cıkartmak olmamalı..
6.sınıfa geldiğinde, lise hayatı için verilecek kararın alacağı notlara bağlı olduğunu anlatamazsınız..
" what the fuck lise?" diye sorar size..
Şaka tabii böyle bir şey demez..
Ancak aileler ve yetkililer olarak, kavramların tanımlarını doğru olarak öğretmeden çocuklardan belli bir beklenti içerisine girmemeliyiz.. 

Her yaşın tadını çıkartarak yaşamadan sadece sınav odaklı bir eğitim sistemimiz var ne yazık ki..
Benden önce de böyleydi benden sonra da böyle..
Her yıl "acaba değişebilir mi?" gibi bir soru kafamızda oluşmaya başladığı anda yok oluyor..

Lise hayatı hepimiz için sanıyorum ki en güzel anların..
Bir çok ilklerin yaşandığı bir yer olarak kalacak..
Kendinizi..
Karakterinizi..
Ne istediğinizi..
Beklentilerinizi..
Daha yakından tanıyor, görüyor ve öğreniyorsunuz..
Kendinizi dinliyorsunuz..
İlk yıl "ha ha hi hi" lerle geçse de daha sonraki yıllarda tam bir mücadele ve savaş içerisinde oluyorsun..
Lisede ilk yılında 50 arkadaşın varsa son sınıfa geldiğinde bu sayı bir elin parmak sayısını bile geçemiyor ne yazık ki..
"Aaaa benim geçiyor bi kere.." diye atlayan sazanlara gelince üniversite de görürüm ben sizi..

Her neyse..
Asıl önemli olan ilgilenmemiz gereken nokta şu an için Sonuçlar ve Tercih Dönemi..
Öncelikle kişisel düşüncem hazır hissetmiyorsanız girmeyin sınava ilk yıl şeklinde olacak ki çoktan girdiniz ama önünde yolu olanlar bu alternatifi düşünebilirler..
Eğer Lise sonda ve kendinizi hazır hissetmiyorsanız..
Oldukça da duygusalsanız ve ailenizde baskı oluşacağını duşunuyorsanız, konusun ve bu sonucu kaldıramayacagınızı kendinizi hazır hissetmediğinizi bu hayatınızı etkıleyecek bir karar oldugunu ve sizin hayatınıza dair hata yapmak istemediğinizi söyleyin..
Eminim önce kızacaklardır..
Ama sonra anlayacaklar..
Anlamak zorundalar..
Şimdi ki ailelerin modern olduklarına dair bir söylenti var ama ben öyle olduğunu sanmıyorum açıkçası..
Gittikçe aptallaşıyor aileleriniz..
Bu yüzden konusmayı deneyin derim ben..

Ama sınava girdiniz ve su anda önünüzde bir Sonuc süreci var..
Bugün yarın acıklanacak sonuclarda dıkkat etmenız gereken bazı durumlar var..
Evet ilk kez sınava giriyor olabilirsiniz..
Çok calısmıs da olabılırsınız..
Sene kaybetmekte ıstemeyebılırsınız..
Ancak bu bile bile lades demek olur..
Notunuz beklediğinizde düşük geldiğinde ya da bir yer tutturamayacağınızı dusunuyorsanız sakın tercıh yapmayın..
İstemediğiniz bir bölüm seçmeniz..
İstemediğiniz bir üniversite yazmanız o anlık için çözüm gibi gelse de size, ileri de çok fazla pişman olacak ve asıl işte o zaman gerçekten zaman kaybetmiş olacaksınız..
Doktor mu olmak istiyorsunuz?
O zaman doktor olun..
Avukat mı olmak istiyorsunuz?
O zaman avukat olun..
Ama olay şu..
Notunuz iyi ya da kötü ne olursa olsun istediğiniz mesleğin eğitimini alan birileriyle görüşün..
Konusun..
Eğitim süreci içerisinde olan insandan mesleği dinlemek biraz hüsrana uğratabilir sizi..
O yüzden hemen ardından eğitimini tamamlayıp mesleği icra eden biriyle konusun..
Bu da size butun zorluklarına ragmen değeceğini gösterir..
Eğer bunların sonunda da halaa Doktor olmak istiyorsanız..
Yılmadınızsa o zaman Doktor olmaya hazırsınız demektir..

Ancak..
Şu olay çok önemli.
Universite eğitimi demek, diploma demek sizde sadece "para" kavramını oluşturmasın..
Bu eğitim demektir..
Universite diploması olup onlarca işsiz gezen insan var..
Maddi yonden oldukca iyi bir yerde olupta, hayallerinde haalaaa başka meslekler yatan insanlarda..
Keşkelerle dolu bir hayat yaşayıp cok paranız olmasındansa, istediğim her şeye sahibim diyerek mutlu bir hayat sürmek bence çok çok daha güzel..
Bu yüzden de puanınız kötü ya da iyi diye cok fazla sevinmeyin..
Sonuna kadar tercih listesini de doldurmayın..
Alternatifleriniz her zaman olacaktır ama bunlar cok alakasız bölümler olmamalı..
Radyo Tv yazan biri kalkıpta diğer yandan Matematik yazmamalı listesine..
Az ama öz olsun..
Kaybedecek bir şeyiniz yok..
Dünyanın sonu değil bu..

İlk girdiğim yıl..
Kazanamazsam dünyanın başıma yıkılacağını düşünüyordum..
Onca yıl okudum..
Eğitim aldım..
Ve şimdi "başaramadım" demek zoruma gidiyordu..
Sonuç itibariyle başaramadım..
Gidip yurtdısında okumaya karar verdim..
Asla Türkiye'de öyle uçuk kaçık hayallerim olmadı..
Ne bölüm dışında ne de bölümümde..
Fiziği seviyordum..
Bilimi seviyordum..
İstediklerim aslında bunlarla sınırlı değildi ama en temelinde bunlar vardı..
Lisede yaptıgınız, basarılı oldugunuz her alanda kendınızı o alanda mukemmel sanabılıyorsunuz..
Resim öğretmeninizden aldıgınız pohpohlamalar sizin kendinizi "mimar olmalıyım" gibi aptalca dusuncelere goturebılıyor..
Ya da cocukken ızledıgınız dızıler yuzunden benım gıbı bılım asıgı olabiliyorsunuz..
Hep bir ucuk kacık dusunceler olabılıyor kafanızda..
Her neyse ben basaramadıgımda ne basıt olanı yaptım..
Kaçtım..
Yurtdısına gıttım ve Tıp okumaya karar verdim..
Normalde ÖSYM ile asla basaramayacagım bir alanı sectım..
Emin olun her aile cocugu okusun dıye yoktan var edebılır..
Hem de söz konusu egıtım oldugunda yapabıleceklerını ailenizin kucumsemeyın derim ben..
Her neyse..
Tıp okudum..
Gayet iyi de gidiyordu..
Alışma süreci zorluklar cıkartabılıyor her yerde her zaman insana ama hallediyorsun bir şekilde..
Ancak okulu bıraktım..
Kendi kararımla..
Tıbbı sevmeme..
Tapmama rağmen bıraktım..
Ha benim gibi bırakan varmı diye sorarsanız çok cok az bır azınlık var..
Çünkü istediğim yerde durmuyordum..
Ya da o zaman için öyle geliyordu..
Belki de iradesizdim..
Her neyse bir şekilde bıraktım..
Döndüğüm yıl daha bilincli olarak tekrar hazırlandım sınava..
Kaybedecek hiçbir şeyim yok..
Kendi hayatım üzerine bir kumar oynuyorum sadece..
Ya ÖSYM kazanacak ve o sececek ne okuyacagımı..
Ya da ben kazanacak neyi istiyorsam onu okuyacaktım..
Ne mi oldu?
3 tercih yaptım..
3 ü de birbiriyle baglantılı bolumlerdi..
Hangisi olursa olsun keyif alarak okuyacaktım..
Böylece ÖSYM kazanamamış olacaktı..
Anne ya da babama "ben istediğim için kazandım" diyebilecektim..
Bu muthıs bir duygudur diyebilirim size..
Her neyse şu anda Ege Universitesinde Fizik okuyorum..
Ben istediğim için Ege Universitesindeyim..
Ve ben istediğim için Fizik okuyorum..
Hiç kimse bana "en kotu ıhtımalle yazarsın Fizik" demedi..
Ben fizik okumak istediğim için yazdım..
Kendi tercihlerimi kendimden başka kimsenin yargılamasına izin vermeden yaptım..

Ha arada sırada Izmir konusunda isyan ediyorum tabii..
Ama o kadar kusur kadı kızında bile olur..
Size tavsiyem ne olursa olsun..
 Asla pişman olmayacagınız bir ilde..
Asla pişman olmayacagınız bir okulda..
Asla pişman olmayacağınız bir bölümde okuyun..

Boşverin ailenizin ne dediğini..
Okuyacak olan..
O meslekten para kazanacak olan..
Çocuklarına bakacak olan..
İş arayacak olan..
Ve emekli olacak olan..
Sizden başkası değil..

Ve son bir tavsiye daha..
Hiçbir şey imkansız değildir..
Hayatta her şey her zaman mümkündür..
Sadece siz istediğinizde...

1 yorum:

  1. bir de -de'leri düzgün yazabilsen!

    YanıtlaSil