2 Ağustos 2011 Salı

Izmir..


Neden Izmir'le ilgili yazdığımı bilmiyorum..
Ya da bu başlığı açtığımı da..
Ama bu sabah bir şey oldu..
Kardeşimle manava gittik ve "limon" da alalım limonata yaparız abla diyince Eylülsu, bir burukluk yaşadım..

İzmir'de olaylı bir ev dönemimi artık bilmeyen okumayan kalmadı dıye dusunuyorum..
O evimin yakınlarında bir bahçede limon ağacı vardı..
Tırmanıp oradan topluyordum ben limonları..
Öyle miss kokusu vardı ki ağacın..
Zorla gel ve topla beni diyordu..
Birgün bu ağacın tepesine çıkmış toplarken bir dede ile nine tarafından azar işitmiştik..
Aslında azar sayılmazdı..
Önce "koparmayın onları terbiyesizler" dediler..
Sonra gelip "neden koparıyorsunuz cocugum?" diye sordular..
"O kadar güzel koku yayıyor ki yolun başından buraya sürükleniyoruz resmen" diyiverdik..
O ninenin anlattığına göre, en güzel limon veren limon çiçekleri Izmir'de yetişiyormuş..
O yüzden bir başka bir güzel kokuyormuş o ağaç..

Hiç huyum değildir ya Izmir'i övmek..
Neden bilinmez son bir haftadır her bok atanın ağzına bir tane çakmadığım kalıyor..
O denli sevgi patlaması yaşıyorum Izmir'e..

Sonra Üniversite Tercihi edecekler Ege de 9 Eylül de ayrı güzel..
Bir kere Buca,Narlıdere,Bornova nerede olursa olsun kampüsler Izmir'deler..

Helee şimdii..
Ne sıcaktır Izmir.. 
Sıcağı bunaltıyor ama varyaa o Kordon yemyeşill..
Cıvıl cıvıl insanlar..
Helee akşamüstleri..
Güneş batarken Kordon'da olmak kadar güzeli yok..
Sahilevlerinde arkadaşlarınla balık yemek ya da yemek için gidipte kapalı diye "hava aldık en azından" diyerek dönmek gibisi yok.. 

Bostanlı Sahili, Karşıyaka son derece güzelken bile "Göztepeliyiz biz.." demek gibisi yok..
Öğrenci evinde fırın olmadığından "annemin evi gibi" dediğim, TeaPot'ta içilen çaylardan, havuçlu kekten güzeli yok..
Ege'deyseniz her ay 50 kere düzenlenen ve ısrarlarla gittiğiniz her partinin ardından "bir daha gelirsem iki olsun" demek gibisi yok..
Gecenin bir yarısı çok sevdiğiniz arkadaşlarınızın "aşağa insene" diye arayıp kapının önünde pijamalarla oturmak gibisi yok..
Küçükpark'ta oturup da doğru düzgün hiçbir kafenin adını bilmemek gibisi yok..
Her Allah'ın günü kahvaltı niyetine Üniversite 2'ye gitmek gibisi yok..
Kampüste (Ege'nin kampüsünde) cıvıl cıvıl güneşin tadını tavla atarak çıkarmak gibisi yok..
Şirince'den alınan şarapları bir gecede bitirip sarhoş olmak gibisi yok..
Hayalbazın canlı performanslarında eğlenmek..
Sardunya'nın sıcak şarabın yanında dart oynamak gibisi yok..
Twitter buluşmasında herkesin sohbet yerine aynı anda Tweet girmesi gibisi yok..
Gecenin bir yarısı açıkınca yemeksepeti.com'a girip sipariş edilen dürümler gibisi yok..
İzmir'in yağmurunda ıslanıp, bir günde kırılan 3 4 şemsiyenin ardından küfretmek ve bir saçak altında dinmesini beklemek gibisi yok..
Ama ayrı bir güzel İzmir'de yağmur..

En başka olanı da ne biliyor musunuz?
İzmir kadar ruhu dinlendiren bir başka şehir yok..

İzmir'e ve Limon Ağaçlarına..

** Fotoğraf, Sevgili Deniz Ünlüsü'ne aittir..
Konak Meydanı


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder