4 Ocak 2012 Çarşamba

Tak Tak !?



"Tak Tak !?" sesiyle irkildi.
Bir anda ayağa kalktı.
Bir suçlu gibi sorgulanırken, "Böyle hayat çok daha güzel.." sözlerini yineliyordu.
"Nerelerdesin" diyenlerden,"Özledi(k)m" diyenlere rağmen yineliyordu sözlerini.
Peki nasıl güzeldi hayat böyle?

Herkesten soyutlanarak mı?
Arkadaşı gibi görünen insanların hayatlarından çıkarak mı?
Yoksa çekip giderek mi?

Aslında herkesten soyutlamıyor idi kendini.
Sadece kendi hayatına kendi doğrularıyla devam etme kararını almıştı.
İdeallerinin peşinden gidiyordu.
Toz pembe gözlükleri kırıp atmış, somut olanın peşinden gitmiş,
Arkadaşı gibi görünen, yapmacık olan, çıkar derdindeki bütün insanları yok saymaya karar vermişti.
"Belki de bazıları özel kalmalı.. anılar da varken.." diyordu kendi köşesinden izlerken, hayatından sunduğu "özel" yerinde onlara fazla geldiğini anladığında hepsinden vazgeçmeye karar verdi.

Sonsuza dek özel kalacak insanlar da vardı hayatında..
Hiçbir kadının/adamın ulaşamayacağı yerler.
O yerler var oldukça acı çekeceğini ve o acı ile yaşarken her saniye daha da çok özleyeceğini biliyordu.
Bir yara kabuğunu soymak gibi; biraz acılı biraz kanayarak biraz da parça bırakarak çıkartmaya çalıştı o'nları hayatından.
Şimdi daha az acı verdiğini, kendiyle mutlu olduğunu söylüyor.
Ancak, tutkunun ne denli kutsal olduğunu..
Yaşanmadan bir hayatın bomboş geçeceğini de ekliyor.

Bir iç çekiyor en derininden...
Gözlerinde hafif bir buğlanma ile devam ediyor anlatmaya.
Hayatta dostluğun..
İhtiyacın olduğunda ağlayabildiğin ve elini tutan insanların var olmasının ne kadar da değerli olduğundan bahsediyor.
Rekabetin saçma sapan bir medya düzeninde her an yok olabilecekleri bir platformdan ziyade kariyerin peşinde bambaşka olduğunu vurguluyor.
"Kazanmak ve başarı!" diyor.. "Bunlar haz veriyor ve doyuyorsun" diye de tamamlıyor cümlelerini.
Sıfırdan başlayıp çok fazla yol katetmiş gibi görünen insanları izlerken güldüğünü de ifade etmekten kaçınmıyor.
"Nasılsa gay modası var her yerde herkeste.. Erkekte kalmadı artık.." diyor ve gülüyor "Şanslı bir jenerasyonuz aslında biz. Sonra ki dönem adına üzülüyorum. Post-modernizmin çok çok ötesindeler tanım ve kavram yanılgıları yaşıyorlar, insanları medyayı da buna göre yönlendiriyorlar. Ancak; evren ve dünya, medya, sosyal medya ve bu camialardan çok çok farklı boyutlarda yer alıyor.." derken ciddi bir mizaç sergiliyor.

Ortalarda olmadığı 3 aylık bir sürecin yanında 2011 nasıldı diyoruz..
Biraz duraksıyor.
"Bazı anlar vardı, zordu, mücadele gerektiriyordu, acı veriyordu.
Büyümeyi reddederken sen büyümen için zorluyordu bazen dayatıyordu.
Sonra bir anda işte dipteyim. buradan daha ötesi yok diyerek bir süre kendimi bakıma aldım.
Kendimi karşıma aldığım, bazen kavga ederken bazen de sessizce bakıştığım bir sürecin ardından hayatın tadını almaya başladım, arkadaşlığın var olduğunu, rekabetin (elle tutulur olanlarının) ne denli güzel olduğunu ve 2011 in sonuna gelirken soundun daha bir şekerli tınılarına ulaştığı bir yıldı oldu." diyor.

Peki ya 2012 ? Beklentiler var mı ? dediğimizde..
"Ben artık dileklerle girmiyorum yeni yıllara" diyor ve "Her sene bin bir dilekler dileyerek giriyoruz yeni yeni yıllara.. Ardımızda bıraktığımız bir yığın hayal kırıklıklarımız, acılarımız yokmuş gibi gülümsüyoruz. Saat 00.00 gösterdiği andan sonra gülümsemelerimiz kırgınlaşıyor gözlerimizde geçen yıldan kalma pus geri geliyor. Acı çekmeye devam ediyoruz değişen hiçbir şey yok aslında her şey aynı.. Sadece seneler ilerliyor ve bizler yaşlanıyoruz.. Bu yüzden artık dileklerle girmiyorum ben yeni yıla. Onca dilek yerine sadece huzur ve sağlık diyorum. Onlar olmayınca hiçbir şey olmuyor." diyor sonra kahkaha atıyor "Biz yaşlanıyoruz ya artık bizden huzur sağlık para gibi dilekler çıkıyor. Gençlere sorsan neler neleeer dilerler kim bilir. Ama herkesin gönlünce olsun bu yılda." diyerek bitiriyor sözlerini.

Eskisinden daha bir mutlu bakıyor hayata ama aynı kaldığı halleri de var.
Halaa "huzur her şeydir"diyor ve "olmasaydı yaşayamazdım galiba ben. gülümsemek kahkaha atmak ağlamak hayat belirtisi yahu bunları yapamayan insanlar yaşayan ölüler resmen. Ben bu kadar erken ölmeyi düşünmüyorum seyir defterine yazılacak daha çok anılar olacak. Size de bir şey olmaz merak etmeyin acı patlıcana kırağı çalmaz derler" derken kahkaha atıyor tekrar.

Kahkahaların kesildiği yerlerde tebessümler hep var.
Ve hayat her zaman devam ediyor.