27 Mart 2012 Salı

Anılar ve Şarkılar..


Benim çocukluğumda, en güzel anılara en güzel şarkılar hep eşlik ediyordu anımsıyorum da. 
Şimdi ki gibi cd'ler dvd'ler yoktu.
Kendi başına odana gidip bangır bangır müziğin sesini açıp dinleyemiyordun.
Dans edemiyordun içinden geldiği gibi..
Ya da bağıra çığıra beğendiğin şarkıyı söyleyemiyordun.. 
O zamanlar sadece evin bir köşesinde duran kocaman teypler vardı.
Kocaman walkman'ler vardı.
Kasetlerimiz vardı.
Aile büyükleri şöyle bir dinlenmek istediklerinde gramafona plak koyarlardı.
Çoğumuzun evinde teyplere takılan mikrofonlardan vardı..
Evde ya da odada bir başımıza kaldığımızda bir anda sahne ışıkları yanıyor ve elimizde mikrofon masa üzerinde annelerimizin topuklu ayakkabılarını giyip dans ediyorduk.
Berbat bir sese sahip olmamız ve de sözlerini doğru telaffuz edememiz bizi ilgilendirmiyordu.
Belki çok komiktik; 
Ama mutluyduk. 
...
Bu aralar müzikle ilgili ciddi sorunlar yaşıyorum..
Bir dönemin hit şarkıları, özüne saygı olmadan şimdilerde çoluk çocuğun dilinde cover halleriyle.. 
Cover yapan grupları suçlamıyorum.
Tamamen dinleyici hatası bu.
Şarkının şu anki halini orjinali zannedip iddialaşan bir nesilden bahsediyorum.
1930'lar da temeli atılan Caz'dan bihaber olup Caz, Blues hayranı olanlardan.
Frank Sinatra için ölüp bitip I'll Never Smile Again şarkısı için adam ne yazmış diyerek aslının piyanist Ruth Lowe'un ölen eşi için bu şarkıyı yazıp bestelediğini bilmeyen nesilden bahsediyorum. 
"70's,80'ler de yaşamak vardı" diyipte o dönemin disko anlayışıyla dalga geçen müziklerini sevmeyen, o dönemi sadece Heavy Metal'den ibaret alan bir nesilden bahsediyorum sizlere.
...
Ne kadar da içler acısı dimi durum? 
O kadar çok şey var ki bunun üzerine yazıp çizilecek..
Öyle büyük bir nefret öfke sinir hakim ki kelimeler düğümlenip kalıyor boğazımda.
Müzik elden gidiyor yahu!
Tüketiyorlar onu da!
Yok ediyorlar en güzeli en özeli..
Ne anılara saygıları kalmış ne de müziğe insanların. 

Biz çocukken..
Kime ne anlatıyorum ki biz çocuktuk işte..
Büyüdük.
Şarkılarımızda bizimle büyüdü.
Sizin yok belki ama bizim büyüdüğümüz şarkılara sanatçılara hala sonsuz bir saygımız var.
Anılarımıza saygımız var.
Bu yazıyı yazmaya kendimi zorlama nedenimde sanırım bu saygıydı.

İçindeki çocuğu öldürmeyi başaramamış..
Anılarını bir türlü silemeyen..
Bu yaşına gelmiş olmasına rağmen eskilerden bir şarkıyla yıllar öncesine gidip "annee" diye ağlayan bir çocuk olarak..
Bu yazıyı yok sayacak ve benim dediklerimi duymayacak kadar "duyarsız" bir nesil yetiştirsek de..
Sanırım sadece saygı duymanızı isteyebiliyorum sizden..
Bırakın da, yarın öbür gün, ben ve benim gibi bir kaç geri kafalı, çocuklarına müziğin en güzel hallerini dinletip anlatabilsin..

Siz gene döneme ayak uydurmaya devam edin ama..
Eski şarkıların 2000 li versiyonlarını bilin orjinal niyetine.
Her güzel şarkıyı ve başarılı sanatçıyı tüketmeyi unutmayın sakın.
Ha bir de şu aralar bakıyorum da Dubstep modası tavan yapmış.
Hani bilmeyenleriniz vardır diye söyleyeyim dedim.. 

1 yorum:

  1. bence ; müziği kendisi için dinleyenler zaten her şeyin farkındadır.
    kalemine sağlık...

    YanıtlaSil