6 Ocak 2013 Pazar

Bir kitap..



A Garden of Eden In Hell;

Uzunca bir zaman sonra korkularımın gün yüzüne çıkışını seyrettim bugün..
O kadar uzun zaman olmuş ki onları derinlere bastıralı..
Her bir kelime, 
Tırnaklarıyla kazıdı üstlerindeki toprağı, ve birer birer karşıma koydu hepsini..
Gözyaşlarımla eşlik ettim bende kelimelere..
"Bir çocuk, annesinin yanında olduğunda her şey mümkün. Korkmaz, ona güvende olduğunu hissettirir.." derken Alice, 
Damlalar artık süzülmek yerine akıyordu göz çukurlarımdan..
En zayıf noktamı işaret ediyordu bu sözleriyle, "korkmak." 
Onca zaman önce bin bir çaba ile derinlere sakladığım ve kullanımdan attığım "korkmak" fiiliyle yüzleştiriyordu beni..
Herhangi birini kaybetmekten ya da bir şeyleri yitirmekten korkmuyorum aslında ben..
Biraz daha realist yaklaşıyorum sanırım hayata; çünkü, benim için yitirdiğimde üzülmem için tam anlamıyla kendimi adamam gerekiyor ve ben bunu ailemden başka hiç kimseye yapamıyorum..
Benim korkum ise tamamen "ölüm" üzerine...
Sevdiğim, değer verdiğim insanların bir gün öleceklerini düşünmek, kabullenmek bana çok zor geliyor.
Düşünsenize bir gün anneniz yanınızda olmayacak ve siz bir başınıza bütün bir hayatın yükünü sırtınızda taşıyor olacaksınız.. Dahası sizi, siz olduğunuz için sonsuz bir sevgi ile seven kadın artık olmayacak...
....

"Uzun hayatım boyunca ne öğrendiğimi sorun. Size şu cevabı veririm; 

Öncelikle, anneme minnettarım. Bize hayatımız boyunca öğrenmeyi, öğrenmeyi,öğrenmeyi dikte ettiği için. Bilmek, öğrenmek için. İşin temeli bu. 
Oğlumla beraber bir toplama kampı gazisi olarak..
Her şey için şükran borçluyum. Asılmadığım için, afiyet içerisinde olduğum için tabii ki, güneşi gördüğüm için, bir gülümsemeyi görebildiğim için.
Birinden güzel bir söz duyabildiğim için..
Her şey bir nimettir..."

Belki de bu sözleri söylerken Alice, "annemi" anımsatması, hayata tutunuşunu tarif ettiği için sanırım.. 
Her zaman, her şeyin bir iyi noktasını bulmaya çalışan bir kadın annem..
Umutla ve bardağın her zaman dolu tarafıyla olaylara ve hayata yaklaşan bir kadın o. 
Hayatım boyunca bana dayattığı her şeyi sayıklanarak yaptım ben.
Bütün bir çocukluğumu katlettiğini düşündüm.
Herkes çocukluğunu bu kadar güzel yaşarken, bense sürekli onun dikte ettikleri ve kararlarıyla yaşamak zorunda kaldığımı düşünüyordum...
Şimdi şöyle bir bakıyorum da, hayatın sınırları içerisinde sonuna kadar keyif alabilmeyi öğretmiş bana o. 
Gerçeklerle yaşamayı ama hayallerimizin hayatımızı beslediğini öğretmiş bana..
Sevmeyi öğretmiş bana.
Herkesi ön yargısızca yaklaşarak sevebilmeyi, şans tanımayı öğretmiş bana.. 
Bir insana, sevebilmeyi gösterebileceğimi öğretebileceğimi öğretmiş..
Korkmadan "seni seviyorum" diyebilmeyi ve sevdiklerine sonsuz sevgiyi sunmayı öğretti bana. 
Korkularımı benden daha iyi bilirken bile ne kadar cesaretli olduğumu söyleyerek "cesaret" aşılayan bir kadın o. 
İşler kötü gittiğinde ya da dibe battığımda, "Ee? Gelebileceğin en dip noktadasın şu anda, peki ya bundan sonrası? Ne yapacaksın çıkmak için gün yüzüne?" diyerek kendimi sürekli sorgulamamı sağlayan bir kadın o. 
Hayatta, kendi doğrularından ve aileden başka hiçbir şeyin seni ileriye taşıyamayacağını söyleyen bir kadın..
Kardeşim ve beni sonsuza dek seven bir kadın..
"Beni mezara hapsetmeyin. Ben sizleri denize aşık ettim. Yakın ve küllerimi savurun.. Nerede olursanız olun, dünyanın apayrı yerlerde belki de, denize baktığınızda gördüğünüz ben ve benim size olan sonsuz sevgim olacak.." diyen bir kadın o..

Şimdi soruyorum size,

Böyle bir insanı,en yakın arkadaşınız, 
Canınızın bir parçası olan kardeşinizi,
Artık yaşını başını almış olmasına rağmen sizin her istediğinizi yapan bir anneanneyi,

Bir gün öleceklerini kabul edebilir miydiniz? 

Bir gün tamamen yalnız kalacağınızı kabul edebilir misiniz?

Peki ya ölüm korkusu?
Yüzleşebiliyor musunuz onunla gerçekten?
Ben yapamıyorum..

Aileme kavuşmak için 8 gün kala..
Onları gerçekten çok özledim...


*Bu yazı aileme ithafen yazılmıştır..

Aşağıdaki video'da A Garden of Eden In Hell - Alice Herz Sommer ile yapılan ve bu metne kaynak olan söyleşi yer alıyor... 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder