25 Mayıs 2013 Cumartesi

A Woman


Pencereden yolu izliyordu bir kadın..
Birini mi bekliyordu yoksa anılar mı geçiyordu gözlerinin önünden..
Biraz hüzünlü..
Biraz buruk..
Biraz umutluydu; her şeye rağmen.
Pencereden dışarıyı izliyordu bir kadın..
Gözlerinde pişmanlık..
Ve..
Biraz da gözyaşı..


9 Mayıs 2013 Perşembe

Recto Verso


Bir kaç yıl evvel (sanıyorum 2010 -2011 yıllarına tekabül ediyor) müthiş bir patlama yapan Zaz, sanılanın aksine popülaritesini yitirmedi. 
En azından gerçek dinleyicileri için..
Ve işte tam olarak bu nokta biz gerçek dinleyiciler giriyoruz devreye..
Neden böyle bir cümle kurduğuma bir bakalım anılarla...
...
İlk çıktığı dönemlerdi sanıyorum Zaz'ın. 
2010-2011 periyodunda, herkesin telefonlarında zil sesi olarak Zaz'ın bilinen, belki de en hatta tek meşhur şarkısı "Je Veux" vardı.
O kadar çok benimsenmişti ki bu şarkı, Sabancı Grubu kendilerinin Türkiye sponsoru falan oldu diye düşünmeye başlamıştık artık.
Her Teknosa'da çalınması şart olmazsa olmaz haline gelmişti.
İstiklal'den nefret ettirmişliği bile vardı bir dönem.
Peki ya ne oldu? 
Bu müthiş patlamanın ardından, aynı dönem konser vermeye gelen Zaz'ın dehşet kötü geçen bir konseri oldu.
Kimse tek bir şarkı için bir dolu para dökmek istemedi.
Heyecan yapıp konsere katılan popülarite esiri gençlik ise beklediğini bulamayınca, her bir anlık gazla şişen balon gibi tek sefer de "boom" diye patlayıverdi.
Vee Zaz onlar için sadece bir dönemlik "Je Veux" heyecanıydı. 
Geldi ve geçti.

...
Biz dinleyiciler içinse müjdeli bir haber..
Önümüzdeki günlerde, bu yazıma da adını verdiğim "Recto Verso" adlı bir albüm ile Zaz piyasalara geri dönüyor. 
Albüm 14 parçadan oluşuyor ve bence çokta şeker bir albüm olmuş.
Diğer albümlere kıyasla daha eğlenceli olduğunu söyleyebilirim.
Hatta şimdiden favori şarkılarım bile var benim.. 
İyi bir internet kullanıcısı iseniz çok rahat edinebilirsiniz albümü.
( Hatta isteyen olursa mail adresimden bana ulaşabilirler temin etmem için.) 
Ancak, ille de orjinal olacak diyorsanız o halde 10 Mayıs 2013 tarihine kadar beklemeniz gerekecek.
Dilerseniz albümün iTunes Store'da ön satışına başlanmış oradan temin edebilir, hatta bütün albümü yine iTunes Store'dan dinleyebilirsiniz.
Ayrıca Amazon kullanıcıları için de satışı mevcut. 

Keyifli dinlemeler dilerim..

7 Mayıs 2013 Salı

(Im)possible


Hiçbir şeyin imkansız olmadığı,sadece diğerlerinden daha fazla zaman aldığı düşüncesiyle devam ettim hayatıma bunca zaman..
Zorlandığım anda kestirip atmak hiç bana göre olmadı.
Bir anda pes etmedim hiç.
"Yapamam" dedim ama şansımı denemeyi de ihmal etmedim..
"Yapabildiklerim bu kadar olamaz," diyerek fazlası için zorladım kendimi..
En büyük ve daimi tek rakibim kendim oldum hep.
Geçeceğim biri varsa ilk ben olmalıydım.
...
Şimdi bakıyorum da,
Elbette ki benim gibi olacaklar diye bir gaye yok; ancak, bu kadar da sıfır da sıfır olmamalı insanların hayalleri..
Bu kadar boş olmamalı hayal dünyaları..
Kendileri için bir gelecek düşünemeyecek kadar olmamalı..
İstemekte bir şeydir sonuçta..
Yapamasalar da bir şeyler istemeliler bence..
...
Daha da önemlisi ne biliyor musunuz? 
Hayatlarında her şeyi elde ettiğini sanan, ancak hiçbir elle tutulur yanı olmayan insanların, aptalca yönlendirmeleri altında yok olan bir "gençlik" var.
Ve o gençliği gördükçe ben, "asi olsunlar, vurdumduymaz olsunlar yeter ki hayalleri olsun iyi veya kötü" diye düşünmeden edemiyorum..
...
Ancak her şey ailede başlıyor yine..
Görmediğin bir şeyi, yaşamadığın bir olguyu dikte edemezsin..
Aşılayamazsın..
Bu yüzden hep diyorum ya, 
çocuk yetiştirmek bir birey yetiştirmektir ve ne yazık ki herkes bunu beceremiyor.
Gerçi bir yerde takdir etmem gerekiyor sanırım benimde. 
Bir kız çocuğundan, "zengin koca bulup evlenmek çocuk yapmak ve kocanın parasını yemek" olan bir kadın yaratmak ciddi emek istiyordur. 
Ya da rahat yaşamak adına kadınlığını kullanmayı öğretmek nasıl bir annenin eseri olabilir ki? 
..
Sanırım hayatımın sonuna kadar bu insanları anlayamayacağım ben.
Ezilen ve değersiz sayılan bir bireysin sen toplumdaki çoğunluğun gözünde, ve tam da toplumun gözüne gönlüne yakışır bir birey yetiştiriyorlar.. 
Bir yerden sonra da bireyde bitiyor olay aslında dimi?
İnsanın içinde orospuluk varsa engelleyemezsin ki..
İstediğin kadar mektep bitirsin, profesör olsun.
İçinde varsa engelleyemiyormuşsun bunu öğrendim son zamanlarda..
Bazı konularda dersler uygulamalı olunca daha iyi anlıyorsun.
Bilmediğin yerden çıkıyor bir kaç gün şokunu atlatamaya biliyorsun ancak gözünü açıyor.
...
Peki şimdi ne oldu?

Nerede hayat mücadelesi?
Nerede zoru başarmak?
Nerede kazanılan zaferin hazzı?
Nerede o idealist insanlar?
Nerede kadınlığın ağırlığı?

Yazıyı tamamlarken de sanırım süreci en güzel tanımlayan söz ; Chuck Palahniuk'tan geliyor.

Dişilik tek gece işe yarar, kişilikse ömür boyu..