7 Mayıs 2013 Salı

(Im)possible


Hiçbir şeyin imkansız olmadığı,sadece diğerlerinden daha fazla zaman aldığı düşüncesiyle devam ettim hayatıma bunca zaman..
Zorlandığım anda kestirip atmak hiç bana göre olmadı.
Bir anda pes etmedim hiç.
"Yapamam" dedim ama şansımı denemeyi de ihmal etmedim..
"Yapabildiklerim bu kadar olamaz," diyerek fazlası için zorladım kendimi..
En büyük ve daimi tek rakibim kendim oldum hep.
Geçeceğim biri varsa ilk ben olmalıydım.
...
Şimdi bakıyorum da,
Elbette ki benim gibi olacaklar diye bir gaye yok; ancak, bu kadar da sıfır da sıfır olmamalı insanların hayalleri..
Bu kadar boş olmamalı hayal dünyaları..
Kendileri için bir gelecek düşünemeyecek kadar olmamalı..
İstemekte bir şeydir sonuçta..
Yapamasalar da bir şeyler istemeliler bence..
...
Daha da önemlisi ne biliyor musunuz? 
Hayatlarında her şeyi elde ettiğini sanan, ancak hiçbir elle tutulur yanı olmayan insanların, aptalca yönlendirmeleri altında yok olan bir "gençlik" var.
Ve o gençliği gördükçe ben, "asi olsunlar, vurdumduymaz olsunlar yeter ki hayalleri olsun iyi veya kötü" diye düşünmeden edemiyorum..
...
Ancak her şey ailede başlıyor yine..
Görmediğin bir şeyi, yaşamadığın bir olguyu dikte edemezsin..
Aşılayamazsın..
Bu yüzden hep diyorum ya, 
çocuk yetiştirmek bir birey yetiştirmektir ve ne yazık ki herkes bunu beceremiyor.
Gerçi bir yerde takdir etmem gerekiyor sanırım benimde. 
Bir kız çocuğundan, "zengin koca bulup evlenmek çocuk yapmak ve kocanın parasını yemek" olan bir kadın yaratmak ciddi emek istiyordur. 
Ya da rahat yaşamak adına kadınlığını kullanmayı öğretmek nasıl bir annenin eseri olabilir ki? 
..
Sanırım hayatımın sonuna kadar bu insanları anlayamayacağım ben.
Ezilen ve değersiz sayılan bir bireysin sen toplumdaki çoğunluğun gözünde, ve tam da toplumun gözüne gönlüne yakışır bir birey yetiştiriyorlar.. 
Bir yerden sonra da bireyde bitiyor olay aslında dimi?
İnsanın içinde orospuluk varsa engelleyemezsin ki..
İstediğin kadar mektep bitirsin, profesör olsun.
İçinde varsa engelleyemiyormuşsun bunu öğrendim son zamanlarda..
Bazı konularda dersler uygulamalı olunca daha iyi anlıyorsun.
Bilmediğin yerden çıkıyor bir kaç gün şokunu atlatamaya biliyorsun ancak gözünü açıyor.
...
Peki şimdi ne oldu?

Nerede hayat mücadelesi?
Nerede zoru başarmak?
Nerede kazanılan zaferin hazzı?
Nerede o idealist insanlar?
Nerede kadınlığın ağırlığı?

Yazıyı tamamlarken de sanırım süreci en güzel tanımlayan söz ; Chuck Palahniuk'tan geliyor.

Dişilik tek gece işe yarar, kişilikse ömür boyu..


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder