7 Ekim 2013 Pazartesi

Affetmek



Bazen bütün dileğin, senin yıllarca neler hissettiğini anlamasını sağlamaktır...

Uzunca bir süre, olan biten her şeyi sineye çekmeye çalışarak geçirdim. 
Her şeyi ölçüp tarttım. 
Ve fark ettim ki onca yıl ben acı çekerken, onun umurunda bile olmamışım.
Bir şekilde hep hayatına devam etmiş. 
Bir ucundan tutunmuş hayatın o..
Bense hep bir beklenti, umut içerisinde onu affederek geçirmişim günlerimi..
Oysa o ne affedilmeyi hak ediyormuş, ne de benim "babam" olmayı..
                                            ...
                                        
Hayatta hiçbir şey planlandığı gibi gitmiyor elbette ki..
Onca yıl ne hayallerle,umutlarla büyüdüğünü düşününce daha derin bir darbe oluyor sanırım bu gerçek.
Hazırlıklı büyüyor olman gerekirken, hiçbir fikrin yokmuş gibi hasar veriyorsun kendine.. 
                                              ...

Uzunca yıllar, ne kadar güçlü olduğum üzerine tebrikler,takdirler alırken ne denli zayıf olduğumu unutuyordum çoğu zaman.. 
Acılar insanları büyütür derler ya hani, bu sabah fark ettim ki gerçekten büyümüşüm.. 
En zayıf noktamda zerre duygu hissetmeyen biri haline gelmişim.. 
Düşünüyorum da artık zayıf noktam "o" değil benim.. 
Acımıyorum kendime onun için..
Üzülmüyorum..
Hissetmiyorum..
                                     ...
Hayal kırıklıkların taşıyabileceğinden çok daha fazla olduğunda, biçtiğin değeri, konumu hak etmediğini görüyorsun ve indiriveriyorsun ellerinle hazırladığın tahtından onu. 
Birazcık geç kalmış olsam da bunun için, artık acı çekmesini istiyorum..
İntikam değil amacım.
Kin tutmayı bile becerebilen bir insan değilimdir ben bilirsiniz, saman alevi gibi söner benim sinirim. 

Ne istiyorum biliyor musunuz? 

Bir zamanlar, o camlarda gelmesini bekleyen küçük kızın her bir hayal kırıklığını yaşamasını..
O, büyürken en çok ihtiyaç duyduğu, yanında olmadığı zamanların hesabını.. 
Bin bir umutlarla, cevap dahi gelmeyeceğini bildiği halde ardı ardına ulaşmak için yazılan mektupların cevaplarını..
Hayatını şekillendirme aşamasında, üniversite gibi bir mesleki kurumlarda hayatının kariyerinin adeta bir kumar masasında ihaleye girip kaybedercesine senelerine mal olmasının acısını yaşamasını.. 
"Her şeyi düzeltmek, kaçırdığım zamanları telafi edip yanında olmak istiyorum." cümlesinin benim için ne kadar büyük bir anlam ifade ettiğini düşünememesinin bedelini çekmesini istiyorum..
"Acaba yoluna koyacak mı her şeyi" diye düşünürken ben, yıllar sonra kalkıp da bana, "aile sahibi olmak istiyorum ben,baba olmak istiyorum" demesinin, "hiç kimse" olduğumu düşündürmesinin verdiği bütün hayal kırıklıklarını, kırdığı umutlarımı ve çocukluk hayallerimi, varlığımdan nefret etmemi sağladığı için ondan artık ne kadar nefret ettiğimi görmesini istiyorum.. 
Hiçbir şey yapmadan geçirdiği onca yıla rağmen, benim için "ne zaman paraya ihtiyacı olsa arıyor" cümlesinin gerçekten bedelini ödemesini istediğim için.. 

23 yıldır ödemediği her bir nafakayı..
Görmeye gelmediği her bir günü.. 
Almadığı hiçbir şekeri..
Kırdığı bütün inançlarımı..
Yıktığı bütün hayallerimi.. 
Bir kez olsun sarılmadığı..
Ve hiçbir zaman beni bir "evlat" olmamı geçtim insan olarak bile "sevmediği" için..
23 yılın bedelini ödemesini istiyorum artık..

Geçen bunca yılın ardından bu sabah affettim kendimi..
Onun yüzünden ağlayıp üzdüğüm için kendimi..
Ağladığım, acı çektiğim için benimle beraber acı çeken annemi üzdüğüm için..(umarım o da beni affeder.)
Yıllar önce onun bana yaptığı gibi onu yok sayarak, eskisinden çok daha güçlü ve zayıf yanım olmadan yaşamaya karar verdim..  

Ve bazen, 
Gerçekten tek isteğin, 
Yıllarca hissettiklerini birer birer yaşayarak, çektiğin acılarla yaşamasını sağlamaktır..