11 Ocak 2014 Cumartesi

Dönüşüm.



Ruhumun üçüncü bedenindeyim şu anda.. 
Yoksa bu kadar aidiyetsizlik yaşayamazdım diye düşünüyorum..
...
İlki, sanırım 14. - 15. yüzyılları civarına tekabül ediyor -ki bu da barok dönemi olmalı..
Şu çemberli moda etekleri (günümüzdeki tarlatan olarak biliniyormuş) ve korselerden oluşan ispanyol stili elbiselere hayranlığımdan tutunda, dönemin sanat ve mimarisine, bilimsel çalışmalarından, yönetim biçim ve sistemine, imkanlarına kadar bir çok durumda derin bir iç çekmesine neden oluyor bende.. 
Bazen diyorum ki bu kadar toz pembe bakmaya çalışıp bazı duyguların asil ve masumane olmasını isteme nedenim bundan kaynaklanıyor olabilir.. 
Tamamen nezaket kurallarının işlediği bir dönem..
Erkeklerin centilmen, kadınlarınsa hanımefendi olduğu;
Hani şu tablolardaki şemsiyelerin gerçek olduğu ve eldivenlerin verdiği zarafetten bahsediyorum sizlere.. 
Mimarideki ince ve bir o kadarda derin detaylardan bahsediyorum..
Artık büyük çoğunluğun bakıp da göremediği şu detaylardan..
Sanırım o dönemlerden kalan ve atamadığım en kötü yanlarımdan biri bu..
Detaylar, detaylar ve detaylar.. 

İkinci doğuşum ise 70'lerin sonu ile 80'lere denk geliyor.. 
Yoksa herkesin garipsediği şu enerji patlamalarımın bir açıklamasını bulamıyorum..
Sürekli bir neşeli olma ve engellenemeyen dans etme dürtüsü.. 
Aile,arkadaşlık ve eğlenme kavramlarına olan bakış açım bu dönemden kalma olsa gerek..
Yoksa günümüze bakıldığında, bu denli ailesine düşkün olan kalmadı bence.. 
Ya da gerçekten dans etmek, hoş vakit geçirmek için dışarıya çıkanlar azalarak yok oldular resmen.. 

Aşk mesela..
O, öyle bir hal alıyor ki biraz barok döneminde birazda 80'lerden alıyor ve ilginç bir karışım yapıyor kendince kendinde.. 
Biraz eğlenceli, biraz utangaç, biraz arzulu, birazsa korkak ve bir o kadar da tutkulu.. 

Üçüncü ve şu an mevcut olan bedenimde yani günümüzden ise..
Ayakta kalma sanatını öğrenmeye devam ediyorum.. 
Ancak, bazı şeyler hiç değişmiyor..
Ve..
Bence..
Olduğu gibi kabul etmek her şeyi daha güzel..
Artılarıyla.. 
Eksileriyle.. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder